Kıvrımlı Arter Sendromu, atardamarlarda çeşitli patolojilere sebebiyet veren ender görülen genetik bozukluklardan birisidir. Bu sendrom temelde atardamarların uzaması, bükülmesi ya da yapısının bozulması ile karakterizedir. Atardamarlar normalde kalpten oksijen açısından zengin kanı periferik bölgelere taşıyan kan damarlarıdır. Etkilenen atardamarlarda anevrizma, diseksiyon veya stenoz gibi sorunlar görülebilir.
Kıvrımlı Arter Sendromu’ndan etkilenen bireyler doğumdan sonra veya erken çocukluk döneminde fark edilen belirgin yüz özelliklerine sahiptirler. Bu sendrom bilindiği kadarıyla SLC2A10 genindeki mutasyonlardan kaynaklanır ve otozomal resesif bir şekilde kalıtılır. Arteriyel Tortiozite Sendromu, Arteriyel Tortuosity Sendromu veya Arteriyel Kıvrımlılık Sendromu olarak ta geçmektedir. Bu yazımda Kıvrımlı Arter Sendromu’nu KAS olarak kısaltacağım.
Kıvrımlı Arter Sendromu Nedir?
Kıvrımlı Arter Sendromu, bağ dokusu hastalıklarından biridir. Bağ dokuları normal şartlar altında vücudun temel yapı taşları olarak işlev görerek iskeleti, eklemleri, cildi, damarları ve diğer organları oluştururlar.
Bu dokular çeşitli protein, proteoglikan ve şekerleri içeren hücre dışı matris ağına sahiptir. Bu kompleks moleküler ağ, dokuya dayanıklılık ve şekil kazandırmakla birlikte hücrenin büyümesi ve çoğalması için gerekli besinlerin ve faktörlerin geçişini düzenlemekle görevlidir.
Kıvrımlı Arter Sendromu Nedenleri
KAS, SLC2A10 genindeki mutasyonlardan kaynaklanan genetik bozukluktur. Genler temelde vücudun çeşitli işlevlerinde kritik roller alan proteinlerin sentezi için talimatlar sağlamakla yükümlüdür. Bir genin mutasyona uğraması protein çıktısının anormal, verimsiz veya eksik olmasına yol açabilir. Neticede beyin dahil olmak üzere vücudun birçok sistemi olumsuz etkilenebilir.
SLC2A10 geninde mutasyon araştırması 80 ailede toplamda 35 mutasyon bulunması ile sonuçlanmıştır. SLC2A10 geni normalde hücre dışı matris ağı boyunca şekerlerin ve dehidroaskorbik asidin taşınmasını düzenleyen “kolaylaştırıcı glikoz taşıyıcı 10” (GLUT10) proteinini kodlamakla yükümlüdür. SLC2A10’deki mutasyonlar, KAS hastalarında fonksiyonunu tam gerçekleştiremeyen GLUT10 proteini oluşmasına neden olur. GLUT10 proteininin KAS patogenezindeki spesifik rolü halen tartışmalı olmakla birlikte tüm SLC2A10 mutasyonlarının temelinde GLUT10 fonksiyonunun kaybının olduğu aşikardır.
SLC2A10 genindeki mutasyonlar otozomal resesif bir şekilde kalıtılmaktadır. Otozomal resesif bozukluklar anne ve babadan birer tane mutasyona uğramış gen miras alınmasıyla ortaya çıkar. İki taşıyıcı ebeveyninde kusurlu geni aktarması halinde KAS’lı bir çocuğa sahip olma olasılığı her hamilelikte %25’tir. Taşıyıcı olma riski her gebelikte %50’dir.
2015 yılında yapılan bir bilimsel çalışmada KAS hastalarında GLUT10 eksikliğinin büyüme faktörü TGFβ yolunu bozduğunu ve TGFβ sinyalinin lipid metabolizmasını etkileyen genlerin ekspresyonunu ve oksidatif strese karşı hücresel yanıtı etkileyebileceğini göstermiştir.[1]GLUT10 deficiency leads to oxidative stress and non-canonical αvβ3 integrin-mediated TGFβ signalling associated with extracellular matrix disarray in arterial tortuosity syndrome skin fibroblasts … İleri Okuma için Tıklayın.
Kıvrımlı Arter Sendromu Belirtileri
Kıvrımlı Arter Sendromu’nda henüz tam manasıyla anlaşılamayan birçok faktör bulunduğundan sendrom hakkında bazı veriler havada kalabilmektedir. KAS’lı hasta sayısının az olması, büyük çaplı klinik çalışmaların eksikliği ve diğer bilinmeyen genlerin etkisi gibi çeşitli nedenlerle sendrom hakkında kesin ve net verilerin elde edilmesi zorlaşmaktadır.
Sıklıkla KAS’lı hastalarda beklenenden daha uzun bir yaşam beklentisi gözlemlenmiş ve yaşamı tehdit eden kardiyovasküler olaylar genellikle nadir görülmüştür. Pulmoner hipertansiyon, kardiyak problemler, aort kökü dilatasyonu, inme ve intrakraniyal anevrizma gibi komplikasyonlar görülebilmektedir.
Etkilenen bireylerin tamamı aynı semptomlara sahip değildir. Bazı KAS hastaları hafif semptomlarla veya ekstravasküler belirtiler olmaksızın yaşayabilmektedirler. KAS’ta ortaya çıkan semptomların şiddeti etkilenen arterlere bağlı olarak büyük ölçüde değişkenlik gösterir.
Genellikle aort, pulmoner arter, karotis arter ve böbrek arterleri gibi büyük veya orta çaptaki arterler etkilenir. Diğerleri gibi sık görülmese de kafatası içindeki kan damarları da olumsuz etkilenebilir. Etkilenen arterlerin anormal şekilde bozulması ilerleyen süreçlerde anevrizma, diseksiyon ve diğer kardiyovasküler komplikasyonlara yol açacaktır.

KAS’lı hastalar genellikle belirgin yüz özelliklerine sahiptir ancak bu belirgin yüz özellikleri bütün hastalarda görülecek diye bir kaide yoktur. Hastaların cildi genellikle yumuşak ve esnektir. Ek olarak bu hastalarda iskelet problemleri, göz sorunları ve bazı diğer belirtilerde görülebilir. Bu belirtiler arasında genitoüriner sistemde divertikül gelişimi, karın fıtıkları, hiatal herni, trakeomalazi ve kas tonusunun azalması bulunmaktadır.
Kıvrımlı Arter Sendromu Teşhisi
Kıvrımlı Arter Sendromu tanısı belirgin semptomlar, detaylı bir hasta öyküsü, kapsamlı bir klinik değerlendirme, bazı klinik testler ve SLC2A10 gen analizi yapılarak konulmaktadır. Klinik testler arasında etkilenen arterlerin mikroskobik incelemesi de bulunmaktadır.
KAS teşhis sürecinde çeşitli özel testlere ihtiyaç duyulabilir. Ekokardiyografi ya da EKO ses dalgalarını kullanarak kalp fonksiyonunu değerlendirir ve tanıya yardımcıdır. Anjiyografi ise kan damarlarının durumunu değerlendirir.

Manyetik rezonans anjiyografi ve bilgisayarlı tomografi taraması ise yine kan damarları hakkında detaylı bilgiler sağlayabilir. MRG ayrıca kontrast madde kullanarak damarları işaretler ve sonuçları iyileştirerek tanıyı kolaylaştırır.
Moleküler genetik testler ise genelde KAS tanısını doğrulamak veya dışlamak için kullanılır. Bu testin çalışma mantığı SLC2A10 genindeki bilinen mutasyonları tespit etmeye dayanır.
Ek olarak ayrıcı tanıda Loeys Dietz Sendromu, Ehlers Danlos Sendromu, Marfan Sendromu, Cockayne Sendromu, Kabuki Sendromu, Williams Sendromu, Costello Sendromu, Noonan Sendromu ve Loepard Sendromu gibi hastalıklar bulunmaktadır. Bu hastalıklarda tıpkı KAS’ta olan benzer belirti ve bulgular görülebilmektedir.
Kıvrımlı Arter Sendromu Tedavisi
KAS tedavisi bireyin belirgin olarak görülen semptomlarına odaklanan bir yaklaşım gerektirir. Bu tedavi süreci ekip işidir ve çocuk doktorları, cerrahlar, dermatologlar, nörologlar, kardiyologlar gibi çeşitli uzman hekimlerin yönettiği multidisipliner bir bakış açısı içermelidir. Her bir uzman hekim hastanın durumunu dikkatlice değerlendirir ve tedavi planının korele bir şekilde oluşturulmasına katkı sağlar.
Genetik danışmanlık KAS’tan etkilenen bireyler ve aileleri için son derece önemli bir yaklaşımdır. Tüm aile için psikososyal destek sağlanmalıdır. Bu destek sayesinde sadece hasta bireyin değil aynı zamanda ailenin genel yaşam kalitesini olumlu etkilenecektir.
Diğer tedaviler genellikle semptomatik ve hastanın durumunu destekleyici niteliktedir. Fıtıkları, iskelet malformasyonlarını veya bağırsak divertikülünü tedavi edebilmek için cerrahi operasyonlar yapılabilir.
KAS’ın obstetrik yönleri hala netleşmemiş olsa da literatürde bildirilen birkaç vakada KAS’lı kadın hastaların gebeliklerini başarıyla tamamlayabildiğini ve sağlıklı bir şekilde doğum yapabildiği bildirilmiştir. Bu durum gebelik sürecinin yakın takip ve multidisipliner yönetim altında güvenli bir şekilde yönetilebileceği olasılığını düşündürmektedir.[4]Arterial Tortuosity Syndrome – Symptoms, Causes, Treatment | NORD (rarediseases.org)
KAS’la ilgili yazımızı bitirmiş bulunuyoruz. Aklınıza takılanları veya merak ettiğiniz hususları alttaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz. Cevap vermekten mutluluk duyacağım. Yorumlarınızı bekliyorum.
Kaynakça