İmmobilizasyon

0
205

Kas-iskelet bozukluklarının tedavisinde temel ilke immobilizasyondur. Kas-kemik bütünlüğünün bozulduğu durumlarda doku ve kemik iyileştirme sürecini hızlandırmak için hareketin bir süre kısıtlanması gerekir. Günümüzde ameliyat ve diğer tedavi yöntemlerindeki gelişmeler immobilizasyon süresini oldukça azaltmıştır.

İMMOBİLİZASYONUN EN YAYGIN NEDENLERİ

  • Konjenital defektler
  • Dejeneratif bozukluklar
  • Enfeksiyonlar ya da deri bütünlüğünü bozan olaylar
  • Kas-iskelet bozuklukları
  • Nörolojik sisteme ilişkin hastalıklar

İMMOBİLİZASYONUN FİZYOLOJİK ETKİLERİ

İmmobilizasyon sırasında meydana gelen fizyolojik değişikliklerin çoğu kas gücünün bazal metabolizmanın azalması ve kemik demineralizasyonu( aşırı dercede mineral kaybı) sonucunda oluşmaktadır. Genel olarak immobilizasyon tüm sistemleri etkiler.

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM

Aktivitelerin azalması nedeniyle kalbin çalışma hızında ve dolaşımda yavaşlama görülür. Venöz dönüş yavaşladığından hastada özellikle alt ekstremitelerde ödem-trombüs(pıhtı) oluşumu ve pulmoner emboli(akciğerde hava kabarcığı) gelişme riski artar.

SOLUNUM SİSTEMİ

İmmobilizasyonda bazal metabolizma hızı yavaşladığı için vücut daha az oksijen taşır. Solunum hızı yavaşlar ve yüzeyeleşir. Sırt üstü pozisyonda yatma ve etkili olmayan öksürük refleksi, sekresyonların(salgı) akciğerde birikmesine neden olur. Bunu önlemek için sık sık pozisyon değiştirilir, baş yükseltilir ve dik oturtulur. Derin nefes alma ve öksürme egzersizleri yapılmalıdır. Akciğerlerin genişlemesi için balon şişirme gibi aktiviteler yaptırılabilir.Eğer hastanın sıvı kısıtlaması yoksa sekresyonları gevşetmek için bol hidrasyon( sıvı alımı) sağlanır.

GASTROİNTESTİNAL SİSTEM

Bazal metabolizma hızının yavaşlaması, iştahın ve alınan yiyeceklerin azalmasına neden olur. Buna bağlı olarak bağırsak peristaltik(ritmik ve kuvvetli kasılma ) hareketleri yavaşlar. Gaitanın bağırsakta yavaş ilerlemesi sertleşmesine ve konstipasyon( kabızlık) gelişmesine yol açar. Önlem olarak lif oranı yüksek besinler ve bol sıvı önerilir.

ÜRİNER SİSTEM

Vücutta esansiyel sıvı kayıplarının azalması ve metabolizma hızının yavaşlaması sebebiyle sıvı gereksinimi azalır. Az sıvı alınması ve üreterlerdeki peristaltik hareketlerin azalması sonucu pelviste idrar stazı oluşur. Buna bağlı olarak üriner sistem enfeksiyonları ve böbrek taşları gelişebilir.Bol sıvı ve boşaltımın sağlanması için hastanın aralıklı olarak dik oturtulması önerilir.

İSKELET SİSTEMİ

Vücutta kemik yapımı bir denge halindedir. Sürekli yatma halinde bu denge bozulur ve kemiklerden kalsiyum mobilize olur. Buna bağlı olarak kemiklerde patolojik kırıklar olabilir. Bu nedenle hastaya pozisyon verilirken ekstremitelere(kol ve bacaklar) dikkat edilmelidir.

KAS SİSTEMİ

Kaslar aktif olmadığı için kas gücü ve tonusu azalır ve kaslarda atrofi( körelme) oluşur.Kas gücünde ve eklem hareketlerinde azalma olduğu için ekstremitelerde kolaylıkla kontraktürler(kasılıkalım) gelişir. En sıklıkla kalçada, dizde ve ayak parmaklarında görülür.Ayrıca omuz sertliği ve ayak tabanında düşme olabilir.Önlemek için yatak içinde aktif-pasif egzersizler yaptırılmalı, uygun pozisyon verilmeli, ayak tabanı desteklenmelidir.

SİNİR SİSTEMİ

Uygun şekilde yapılmayan tespit ve sargıların sinirlere ve kan damarlarına basınç yapması, iskemi(yetersiz kanlanma) ve sinir dejenerasyonuna yol açar. Bu basınç olayı sıklıkla el ya da ayak bileğinin düşmesine neden olur. Periyodik olarak ayak ve ellere aktif-pasif egzersizlerin yaptırılması ile kan dolaşımı ve sinirler uyarılarak komplikasyonlar önlenebilir.

METABOLİZMA

İmmobilizasyonda kemiklerden mobilize olan kalsiyum kana salınır. Serumdaki kalsiyum düzeyinin yüksekliği(hiperkalsemi) nöronal geçirgenliğin azalmasına ve merkezi sinir sisteminin deprese(baskılanma) olmasına neden olur. Tedavide diyetle alınan kalsiyum kısıtlanır. Kalsiyum atılımını sağlamak için bol su ve diüretikler verilir. İmmoblize hastada vücut proteinlerinin yıkımı sonucu kolaylıkla yatak yaraları oluşabilir.Bunu önlemek için hastaya kalorisi az, bol proteinli ve kalsiyumdan düşük diyet önerilir.

DERİ

İmmoblize hastada özellikle vücudun fazla basınç altında kalan bölgelerinde dolaşım azalır.Dolaşım bozukluğunun ilerlemsiyle iskemi, nekroz(ölü doku) ve ülserler gelişebilir. Bu komplikasyonları önlemek için pozisyon 2-4 saatte bir değiştirilir ve basınç altında kalan bölgelere masaj yapıplır. Psikolojik açıdan immobilizasyon psikomotor tepkilerin ve iletişim becerilerinin azalmasına hatta halisünasyon ve oryantasyon(uyum) bozukluklarına yol açabilir. Hastaya duyarlı ve bilinçli yaklaşılmalıdır.Değerli okurlar bu yazıyı her ne kadar hastalıklar açısından ele alsam da bunun zıttı olarak hareketsizliğin geniş manada vücudumuzun iç işleyişinin ne kadar etkilediğini de anlamış olduk. Hareket bunların yanısıra pozitif anlamda hayat kalitemizi arttıran en büyük etkenlerden biridir.

Aktif ve mutlu bi yaşam dilerim:))

Haydi Hemen Bir YORUM Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here