Kübital Tünel Sendromu

1
532

Kübital Tünel Sendromu Nedir?

Kübital Tünel Sendromu na geçmeden önce anatomik bazı bilgiler verelim. Elimizdeki kasların çalışmasını ve elimizi hissetmemizi sağlayan üç tane sinir vardır. Bunlar radial, ulnar ve median sinirdir. Her sinir belli bir trase boyunca ilerler fakat , anatomik olarak bireysel değişimler söz konusudur.

Kubital tünel sendromunda , bulguları analiz etmek için “nervus ulnaris” ve inerve ettiği alanları bilmek gerekir.

N. Ulnaris, elin lateral kısmı olan 4 ve 5. parmakları (serçe parmak ile yüzük parmak) inerve eder.

Kübital Tünel Sendromu Belirtileri Nelerdir?

kubital tunel uyusma ve agri alaniHasta 4 ve 5. parmaklarında belirgin bir iğnelenme ve karıncalanma dan yakınır.Kavrama aktivitesinde de belirgin bir kayıp söz konusudur. Bu özellikle anahtar kullanımı sırasında belirginleşir. 4 ve 5 numaralı parmakların aktif katılım göstermesi gerektiği bu aktivite motor yetersizlikten dolayı başarılamaz. Bunun yanı sıra hasta ulnar sinir trasesi boyunca bir duyu kaybından söz eder.

Kubital tünel sendromu için en önemli değerlendirme, ilk etapta fiziksel değerlendirmedir. Tinel testi, kubital tünel yakınlarında ulnarsinir için yapılır ve elektriklenme yanıtı testin pozitif olduğunu gösterir. Tinel testi, trase boyunca tapingler ile gerçekleştirilir, hasta belirgin bir elektriklenme tanımlaması yapar.

Kübital Tünel Sendromu Kimlerde Daha Sık Görülür?

Etiyolojisinde idiopatik bir durum söz konusu olsa da, durumu tetikleyen çeşitli aktivitelerin olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla masa başı işlerde, dirseği uzun süre fleksiyonda duran ve dirseği sürekli kompresyona maruz kalan meslek grubu çalışanlarında kubital tünel sendromu görülme oranı yüksektir. Bu daha çok aktif klavye kullanımı gerektiren meslek gruplarını akla getirmektedir.Ancak birçok farklı meslek grubu da risk grubu içerisinde kendine yer edinebilir.

Kübital Tünel Sendromu’nun Nedenleri Nelerdir?

Temel patoloji,sinirin uzandığı hat boyunca tünel çevresinde bası yapan oluşumların bir veya birkaçı tarafından basınç altında kalması veya sıkıştırılmasıdır. Ulnar sinirin basınç altında olduğu bazı durumlarda basınç, normal bir kişide kübital tünel rahatsızlığını yaratacak kadar fazla değildir. Bu gibi hastalarda sinir dokusu erken bulgu verir veya aşırı hassasiyet gösterir.Diyabet, tiroid bezinin bazı hastalıkları bu duruma örnektir. Bu nedenle kübital tünel benzeri bulgular diyabet gibi bazı endokrin hastalıklarının ilk bulgusu olabilir.

Bazen sinirin üzerinden geçen bağın kalınlığının normaldir fakat tünelin içinin aşırı kalabalıktır.Dirsek eklemini ilgilendiren ve yanlış kaynamış kırıklar, osteoartit (kireçlenme-aşınma) bu duruma örnektir. Romatoid artrit (romatizma) hastalığında, tünelde ulnar sinirin etrafını çevreleyen dokuda anormal çoğalma (tenosinovit) gözlenir; bu durumda tünel içi kalabalıklaşır ve ulnar sinir sıkışır.

Kubital Tünel Sendromunda Elektrodiagnostik Test Neden Yapılır?

En hafif periferik sinir yaralanması olarak bilinen nöropraksia, kompresyonun ortadan kalkması ile rejeneratif değişimlerin gözlendiği bir bulgu olabilir ama bu sinirin dejeneratif değişimler göstermediği anlamına gelmez. Sinir blokaj ile karşılaştığı takdirde dejeneratif değişimler gösterir ve elektrodiagnostik testin kuvvet-zaman eğrisinde anlamlı değişimler görülür ve dejenerasyonun boyutuna göre galvanik ve faradik akıma duyarlılıkta anlamlı değişimler meydana gelir. Bu sebeple dejeneratif yansımaları analiz edebilme amacıyla elektrodiagnostik test yapılması önemlidir.

Kubital Tünel Sendromu Ne Kadar Sürede İyileşir?

Sinirsel bir problem olması ve kompleks yapılar eşliğinde farklı sebeplerden köken alması nedeniyle her vaka kendine özgüdür. İyileşme süresinde anlamlı değişimler oluşturan başlıklar, sinirdeki hasarın derecesi, cerrahi müdahale yapılıp yapılmaması, dejeneratif değişimlerin boyutu ile ilişkilidir. Nörolojik kökenli değişimler yaşandığından ulnaris’in tekrardan sağlıklı inervasyonuna kavuşması ve motor, duyusal komponentlerine tam anlamıyla kavuşması gerekmektedir. Bunun için uzman bir hekim ve rehabilitasyonun değişilmez parçası fizyoterapiste danışılması gerekir.

Kubital Tünel Sendromunda Fizik Tedavi Uygulamaları

Etyolojik faktör uzman bir hekim tarafından değerlendirildikten ve gerekli invaziv, non-invaziv uygulamalar yapıldıktan sonra hasta fizyoterapiste yönlendirilir. Bu çerçevede fizyoterapistleri bekleyen çeşitli parametreler vardır. Çünkü hastanın bu rahatsızlık neticesinde etkilenimi sadece duyusal veya motor kökenlerle sınırlı değildir. Ulnaris her açıdan aktif ve önemli bir sinirdir ve kavrama gibi fonksiyonel aktivitelerde önemli bir yere sahiptir.kubital tunel sendromu basparmak fleksiyonu

Dejeneratif değişimler neticesinde ulnaris’in inerve ettiği kassal bileşenlerde önemli değişimler olur. Zira kaslar inerve edilemez ve fizyolojik olarak atrofiye eğilim söz konusu olur. Biz bu aşamada elektrodiagnostik test sonucunda re-inervasyon bulgusu paralelinde elektroterapi uygulamaları ile dejenerasyonun oluşturacağı atrofik gelişmelerin önüne geçebiliriz.Aynı şekilde duyusal kayıbın ortadan kaldırılması veya hipersensivite-hiposensivite gibi bulguların normale indirgenmesi için desentisizasyon eğitimi yapabiliriz. Desentisizasyon eğitimi hastanın duyusal etkilenimine bağlı sertten yumuşağa, yumuşaktan serte olacak şekilde yapılabilir.

Kas kontraksiyonları elde edildiyse dirençli egzersizler ile rejenerasyon sürecine katkıda sağlayabiliriz. Bunun için digiflex yada plastik bir top tercihinde de bulunabiliriz.

Rahatsızlık sürecinde kaybettiğimiz ince motor becerilerin geri kazanımı için vidalardan oluşturduğumuz bir düzeneği etkili bir şekilde kullanabiliriz. 1. ve 4-5. parmaklar yoğun biçimde kullanılarak vidalar sökülüp, çıkarılabilir. Bu eylemin zorlaştırılması adına vida boylarını değiştirebiliriz. Bu sayede hemduyusal bir kazanım sağlar hem de kavrama konusunda anlamlı kazanımlar elde edebiliriz.

İntrinsik kasların motor fonksiyonlarının korunması ve atrofiye gitmemesi için “kalem sıkıştırma” gibi kolayca uygulanabilecek, herhangi bir medikal cihaz gereksinimine duyulmayan egzersiz tavsiye edilebilir ve parmaklara dirençli bir biçimde abduksiyon ve adduksiyon çalıştırılabilir. Bunun yanı sıra hastamızın tekrar bu tarz bir problemle karşılaşmaması için dirseğin anatomisi ve ergonomik kullanımı hakkında bilgi verilir. Uzun süreli bükülü konumda tutmanın bu tarz bir rahatsızlığı tetiklediği ve sert zeminlere uzun süre bastırmanın önemli bir risk faktörü olduğu konusunda hasta uyarılır. Dirseği bu anlamda koruyan eksternal destekler önerilir.

Yararlanılan Kaynaklar:


Merak ettiklerinizi ve eklemek istediklerinizi konu altındaki yorum bölümüne yazabilirsiniz. Cevap vermekten mutluluk duyacağız.

Bu Yazıya Toplamda 1 Yorum Yapılmıştır.

Haydi Hemen Bir YORUM Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here