( Tıbbi Kontrol : Bu yazı tıbbi açıdan Dr. Erhan Yavuz tarafından kontrol edilmiştir. )

Osteodejeneratif Değişiklik Nedir?

Osteodejeneratif değişiklikler genellikle çeşitli şikayetleri için tetkik yaptıran hastaların sonuç kağıtlarında yer alan tıbbi bir ifadedir. Çoğu zaman kemik yapılarında ya da vertebralarda görülür . İfadenin ne anlama geldiğini anlamak için parçalayarak incelememizin daha mantıklı olacağını düşünüyorum. Osteo-dejeneratif ifadesinde osteo kemik yapılarını anlatırken dejeneratif ise yaralanma, yaşlanma ve diğer yıpranmalara bağlı olarak mevcut doku yapısının bozularak işlevselliğin kaybedildiği durumları anlatıyor.

Dejenerasyon normalde tüm vücut dokularını etkileyen bir süreç olmasına rağmen doğal dejenerasyon vücutta en fazla omurga disklerini, eklemleri ve kemikleri etkilemektedir.

osteodejeneratif değişiklikler
Osteodejeneratif değişiklik kemikte yıpranma anlamış taşımaktadır.

Osteodejeneratif değişiklik, temel olarak kemik dokusunda sıklıkla yaşlanma veya zorlanmaya bağlı yıpranma nedeniyle oluşan bozuk işlevsellik durumudur. Bu durum ortaya çıktığında kemik dokusu eskisi gibi görevini yapamamaktadır. En sık karşımıza çıkan belirtisi ise ağrıdır.

Eğer sizinde tetkik sonuçlarını aldığınız raporunuzda “osteodejeneratif değişiklikler” ifadesi geçiyorsa hemen alt tarafa raporunuzu yazın. En kısa süre içerisinde yorumlayacağım. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

“Osteodejeneratif Değişiklik Nedir?” üzerine bir yorum

  1. TORAKS BT İnceleme planına giren tiroid gland boyutları sağ lobda ve isthmusta belirgin artmış olup her iki gland lojunda hipodens nodüler alanlar ve kaba kalsifikasyonlar izlenmektedir. Olgunun US ile değerlendirilmesi önerilir. Trakea ve ana bronşial sistem açıktır. Her iki hemitoraks simetrik olarak havalanmaktadır. Arkus aorta ve koroner arter traselerinde milimetrik kalsifik aterom plaklarına ait dansiteler mevcuttur. Mediastende ve her iki hiler bölgede patolojik boyut ve görünümde lenf nodu ve yer kaplayan lezyon saptanmamıştır. Plevral ya da perikardiyal effüzyon saptanmadı. Her iki akciğer parankim kesitlerinde değerlendirildiğinde; üst lob apikal bölgelerde sekel olarak değerlendirilen plöroparankimal fibrotik dansite artımları izlenmektedir. Sağ akciğerde üst lob posterior segmentte 4 mm çapında subplevral nodül izlenmektedir. Sol akciğerde inferior lingular segment ile alt lob laterobazal segmentte de sekel plöroparankimal fibrotik dansite artımları mevcuttur. Sağ akciğer alt lob mediobazalde plevral kalınlaşmalar izlenmektedir. Akciğer parankim alanlarında aktif infiltrasyon, konsolidasyon ya da yer kaplayan lezyon saptanmadı Dorsal vertebral kolonda açıklığı sola bakan hafif skolyoz görünümü ve vertebra korpuslarında yaygın osteodejeneratif değişiklikler izlenmektedir. SONUÇ BİLGİ

    Cevapla

Yorum yapın