Bernard Soulier Sendromu

Tıbbi Kontrol : Bu yazı tıbbi açıdan Dr. Erhan Yavuz tarafından kontrol edilmiştir. ✔️ İçerik Politikası

Bernard Soulier Sendromu, düşük trombosit sayısı (trombositopeni) ve uzamış kanama zamanı (pıhtılaşmada zorluk) ile karakterize, nadir görülen kalıtsal bir kan pıhtılaşması hastalığıdır. Etkilenen bireyler aşırı kanama eğilimindedir. Bernard-Soulier sendromunun çoğu vakası, otozomal resesif bir genetik modelde kalıtılır.

Tıp dünyasında dev trombosit sendromu ve makrotrombositopeni gibi farklı isimler ile de bilinirler. Yazımın devamında Bernard Soulier Sendromu yerine BSS kısaltmasını kullanacağım.

bernard soulier sendromu nedir
Bernard Soulier Sendromu’nda trombositleri gösteren görsel.

Dünya çapında şu ana kadar 200’den fazla sayıda vaka bildirilmiştir ve tahmini olarak görülme sıklığı 1 milyonda 1 şeklinde tahmin edilmektedir.

Bernard Soulier Sendromu Belirtileri

Tipik olarak doğumda görülen ve yaşam boyunca devam eden Bernard Soulier sendromunun semptomları burun kanaması ve adet kanaması gibi durumlarda kanamanın durmayarak durumu ağrılaştırması şeklinde kendini belli eder. Bazı BSS’li bebek ve çocuklarda semptom görülmez erişkinlik dönemlerine kadar belirtileri gizlenir.

Deri altındaki çok küçük kan damarlarından kanaması anlamına gelen küçük kırmızı veya mor renkli lekeler (purpura veya peteşi) yaygın olarak ortaya çıkabilir.

Bernard Soulier Sendromu Nedenleri

BSS, dolaşımdaki trombositlerin zarar görmüş bir kan damarı ile etkisiz hale gelmesini ve buna bağlı olarak kanın pıhtılaşmasını etkileyen bir genetik bozukluktur. Bu trombositler, glikoprotein Ib-IX-V kompleksi (GPIb) adı verilen önemli bir proteinden yoksundurlar. 

Gp1b kompleksi, birbirine bağlanan 4 protein alt biriminden oluşur (GP1b-alfa, GP1b-beta, GP9 ve GP5). BSS’de bu genlerin herhangi birinde çeşitli mutasyonlar ortaya çıkmakta ve bu patolojik duruma neden olmaktadır. Normalde, GP1b kompleksi platelet yüzeyine yapışır ve dolaşımda bulunan von Willebrand faktörü olarak adlandırılan başka bir protein ile etkileşir. Bu proteinlerden biri eksik veya anormal ise, pıhtılaşma sürecinde bozukluk  ve aşırı kanama bulguları ortaya çıkar.

Bernard Soulier Sendromu genellikle otozomal resesif olarak kalıtılır. Normalde bireyler ebeveynlerinden anormal bir gen aldığında resesif genetik bozukluklar ortaya çıkar. Eğer bir normal gen ve bir anormal gen alırsa, kişi hastalık için bir taşıyıcı olur ancak semptom göstermeyecektir.

İki taşıyıcı ebeveynin her birinden taşıyıcılığı sağlayan bozuk genlerin yeni bireye geçmesi ihtimali % 25’tir. Taşıyıcı bir çocuk sahibi olma riski, her hamilelikte % 50’dir. Bir çocuğun her iki ebeveynden de normal gen alması şansı % 25’dir. Risk, erkekler ve kadınlar için aynıdır.

Bernard Soulier Sendromu Tanısı

Bernard Soulier Sendromu’nun tanısı, trombositlerin anormal derecede düşük seviyelerde seyretmesi (trombositopeni), anormal büyüklükte ve düzensiz şekilli trombositlerin varlığını belirlemek için mikroskobik inceleme yapılması ve kan testi yapılması ile konulur. her şeyden önce detaylı bir anamnez ve fizik muayene altın değerindedir. . Son yıllarda, çoğu aileye, mutasyonları taşıyan genin tanımlanması için moleküler genetik testler yapılmaktadır.

Wiskott Aldrich Sendromu, Down Sendromu, Von Willebrand Hastalığı, Hemofili ve May Hegglin Anomalisi gibi hastalıklar ayrıcı tanıda oldukça önemlidir. Tanı koyulurken bu hastalıklar mutlaka ekarte edilmelidir.

Bernard Soulier Sendromu Tedavisi

Trombosit transfüzyonu, ameliyat gerektiğinde veya yaşamı tehdit eden kanama riski olduğunda Bernard Soulier Sendromu’nu tedavi etmek için kullanılan temel silahlarımızdan biridir. BSS olan bazı hastalar, bu riski azaltmak için GPIb proteinine karşı antikor geliştirdikleri için trombosit transfüzyonlarına dirençli hale gelirler. Bu tip hastalar için şimdilerde özel olarak seçilmiş platelet transfüzyonlarının kullanılması önerilmektedir.

Bu bozukluğu olan kişiler aspirin veya diğer ilgili ilaçları almamalıdır, çünkü bu ilaçlar kanın pıhtılaşma yeteneğini (trombosit agregasyonu) etkiler. Asetaminofen, Tylenol gibi ilaçlar hafif ağrıların giderilmesinde kullanılır. Antifibrinolitik ajanlar (kan pıhtılarının parçalanmasını geciktiren ilaçlar), küçük cerrahi veya uzun süreli burun kanamaları sonrası kanamayı azaltmaya yardımcı olmak için genellikle yararlıdır. En yaygın olarak kullanılan antifibrinolitik ilaç traneksamik asittir.

Bu ilaçlar kesinlikle doktor kontrolü olmaksızın kullanılmamalıdır. Ayrıca Bernard Soulier Sendromu olan hastalar ve aileleri için genetik danışmanlık hizmeti verilmesi oldukça faydalı olacaktır. 

Yararlanılan Kaynaklar:

  1. https://rarediseases.org/rare-diseases/bernard-soulier-syndrome/
  2. https://emedicine.medscape.com/article/954877-overview

Merak ettiklerinizi ve eklemek istediklerinizi konu altındaki yorum bölümüne yazabilirsiniz. Cevap vermekten mutluluk duyacağım.

Photo of author

Dr. Erhan Yavuz

2016 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim hayatımı tamamladım. İlk görev yerim olan Erzurum'un Narman ilçesinde Narman İlçe Devlet Hastanesi'ne atandığımda zorlu günler benim için başladı. Acil serviste doktor olarak çalışmak, canlara dokunmak güzeldi ancak kendimi tekrarlamaya başladığım hissi beni rahatsız ediyordu. Başarılı işler yapmanın ötesinde daha fazla kişiye ulaşmak ve kitlelere seslenmek gerektiğini düşünmüştüm hep. İşte tam da bu düşünceli zamanlarda atıldı temelleri Doktordan Haberler'in. Ben farklı farklı devlet hastanelerinde, sağlık kurumlarında gezerken bloğum dediğim bu siteden her geçen gün daha fazla kişiye hitap etmeye başladım. 2021'i bitirdiğimiz bu günlerde artık her gün binlere ve onbinlere ulaşmanın mutluluğu içerisindeyim. Bıkmadan usanmadan ziyaretçilerimin sorduğu sorulara doktor kimliğimle cevap vermeye devam edeceğim. Yüzbinlere, milyonlara ulaşmak dileğiyle :)

“Bernard Soulier Sendromu” üzerine 2 yorum

  1. Merhaba kuzenimde bernard soulier hastalığı var 7yaşında geçtiğimiz yıllarda burun kanaması 6ayda 3ayda bir olurken şu 3ayda 5defa kanaması oldu ve herdefasında beyazkan vurundu. sorum şu. Neden burun kanamaları arttı bu kanamalara sebep olan nedir yediği içtiğiylemi alakalı neyapmamız gerekiyo yardımcı olabilirmisiniz

    Cevapla
    • Merhabalar Sıla Hanım, öncelikle geçmiş olsun.
      Bu sorunuza cevap verebilmek için hastanın muayene, tetkik ve tahlil bilgilerine vakıf olmak gerekir. Bu sorulara mutlaka takipli olduğunuz pediatri hekimine sorunuz.
      Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

      Cevapla

Yorum yapın