Lazarus Sendromu,başarılı geçmemiş bir resisütasyon girişiminin ardından dolaşım sisteminin kendiliğinden aktive olmasıyla ortaya çıkan tabloya verilen isimdir.
Lazarus Sendromu Neden Görülür?
Günümüzde bu sendromun etyolojisi tam olarak açıklanamamıştır.Seri olarak yapılan kalp masajlarının bırakılmasını takiben göğüs içinde basınç azalmasına bağlı bir rahatlama olacaktır.Teoriye göre bu rahatlama sırasında kalbin elektriksel aktivitesi kendiliğinden tetikleniyor ve kalp atmaya başlıyor.
Hangi Sıklıkta Görülür?
1982 yılında alınmaya başlanan kayıtlara göre bu sendrom tıp literatürüne yaklaşık olarak 38 kere geçmiştir.
Tarihte Görülen Lazarus Olguları
1.Daphne Banks’ın Esrarengiz Ölümü
1996 yılında Cambridgeshire’de yaşayan bir çiftçinin eşi olan Daphne Banks’ın etrafında şekilleniyor olaylar.1 Ocak 1996’da intihar eden Daphne,öldü teşhisi konulduktan sonra morga kaldırılıyor.Saatler sonra nefes aldığı farkedilince hemen müdahale ediliyor.
2.Michael Wilkinson’ın Sonradan Gelen Ölümü
1 Şubat 2009 da Preston da ki bir bölgede şoka girmiş bir vaziyette bulunan 23 yaşındaki Micheal,hemen hastaneye sevkedilmişti.Adrenali ve türevi ilaçlar verildikten sonra uzun süre kendisine resisütasyon yapıldı ve başarısızlıkla sonuçlanan resisütasyonun ardından öldü teşhisi kondu.Aradan geçen 35-40 dk sonra Micheal’ın nabzının attığı tespit edildi.Hemen müdahaleler gerçekleştirildi ve iki gün daha yaşaması sağlanan Micheal öldü.Otopsisinde ise kalp rahatsızlığı ortaya çıktı.
Merak ettiklerinizi konu altındaki yorum kısmından sorabilirsiniz.Cevap vermekten mutluluk duyacağım.
Hocam saygılar.
Öncelikle tıp hekimi değilim bunu bilgilendirmek isterim. Tamamen şans eseri bir şekilde bu sendromun varlığından haberdar oldum. İnternette araştırırken sizin yazınız da karşıma çıktı okudum. Elinize yüreğinize sağlık. Netice olarak anladığım kadarı ile bu durumun doktor hatası veya ihmalinden kaynaklı değil, öngülemez ve sizin de ifade ettiğiniz gibi nedenselliği tam olarak belirlenebilmiş olmayan (yani üzerinde araştırılması elzem bir şekilde gereken) bir durum olduğunu düşünüyorum. Sorum şu ki; Bu vakanın gelişmesi uzun saatler; hatta günler bile alabiliyormuş (Örnek: Daphne Banksın 36 saat sonra tekrar canlandığından bahsediyor verdiğiniz kaynak); Oysa tıp litearatüründe tespit edilen 38 tane vaka varmış. Ama 1982 tarihinden itibaren tespit edilebilen. Yani vakanın karmaşık niteliğine kıyasla bu kadar yakın bir tarih için bence yüksek bir sayı. Çünkü bu duruma göre saatler sonra farkedilemeyenler de olabilir (Tamamen okuduğum yeterli veya yetersiz verilerin etkisiyle benimle sınırlı olarak kalan şahsi görüşüm ve kaygım bu tabi; Zaten bunun yanlış olup olmadığını değerlendirmeniz için bu yorumu yazıyorum). İş bu sebeple insanın da diri diri mezara girmesi söz konusu olabilir mi? Olursa eğer bu canlanma durumu acı çekecek veya hissedecek bilinci de beraberinde yerine getiriyor mu? Keza akrabaları şehir dışında olmayan cenazeler malumunuz öyle morgda çok uzun süre bekletilmiyor. Kişinin nefes aldığını gassal da farketmezse yahut yıkanmadan sonraki namaz veya gömü sonrasında da bu durum gerçekleşebilir mi? Saygılarımla…