Lösemi

Tıbbi Kontrol : Bu yazı tıbbi açıdan Dr. Erhan Yavuz tarafından kontrol edilmiştir. ✔️ İçerik Politikası

LÖSEMİ HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ…

Lösemi kelimesini duymak bile birçok insanın tüylerini diken diken eder. Aslında sanıldığı gibi her lösemi kötü huylu değildir. Anormal kan sonuçları aldıktan sonra ‘Ben Lösemiyim?’ diye birçok soru alıyorum Türkiye’nin dört tarafından. Aklınıza en kötüsünü getirmeden önce, bir hematologa görünmenizde fayda olabilir. Eğer lösemi tanısı konduysa, İstanbulda en iyi kanser uzmanı veya en iyi hematolog diye araştırma yapıp, birkaç doktorun fikrini alabilirsiniz tanı ve tedaviden emin olmak için.

Lösemi Nedir?

Kemik iliğinde yapılan anormal akyuvarların (enfeksiyonlarla savaşan hücreler) kanda artması ve görülmesine lösemi denir. Kan kanserlerinin bir çok tipi olmasına karşın, halk arasında kan kanseri dendiğinde genellikle hızlı seyreden “akut lösemi” kastedilir. Löseminin yavaş ve hızlı seyreden bir çok tipi vardır. Lösemiler, kemik iliğinde büyüyerek normal hücrelerin azalmasına ve dolayısıyla da vücudun zayıf düşmesine, enfeksiyonlara ve kanamalara neden olur.

Löseminin belirtileri nelerdir?

Lösemi kendini giderek artan yorgunluk ve halsizlik, anormal kanama ve sık gelişen enfeksiyonlarla gösterebilir. Akut lösemilerde belirtiler çok hızlı gelişirken, kronik lösemili hastalarda belirtiler hafif ve yavaş gelişir. Yavaş seyreden bir lösemi türü olan kronik lenfositik lösemi ise genellikle başka bir sebeple yapılan kan testlerinde lenfositlerin fazla çıkmasıyla fark edilir.

Lösemi Tanısı Nasıl Konur?

Lösemiler esas olarak akut myeloid, akut lenfoblastik, kronik myeloid ve kronik lenfositik olmak üzere dörde ayrılırlar. Bunlar dışında kronik myelomonositik, saçlı hücreli lösemi gibi daha ender görülen lösemi türleri de vardır. Kronik lösemilerin tanısında her zaman kemik iliği biyopsisine gerek olmayıp, periferik yayma, akım sitometri ve türlü genetik testlerle de tanı koymak mümkündür. akut lösemilerin tanısı için ise neredeyse her zaman kemik iliği aspirasyon ve biyopsisi gereklidir. Lösemilerin tanısı kadar nüks etme riskini belirlemek de önemlidir. Özellikle akut lösemilerde belirlenen risk kategorisi tedaviyi değiştirebilir. Nüks riski kemik iliğinden yapılan genetik testlerle belirlenir. Tümör yapma ihtimali düşük olan lösemilerde görüntüleme yöntemlerine (PET, MR, tomografi gibi) seyrek ihtiyaç duyulur.

Lösemiler Nasıl Tedavi Edilir?

Akut lösemilerin tedavisi tanı sonrasında bir an önce başlatılmalıdır ve her zaman kemoterapidir. Kemoterapiye bazı durumlarda akıllı ilaçlar da eklenebilir. Amaç ilk kemoterapi ile lösemiyi kontrol altına almak ve takip eden kemoterapilerle veya kemik iliği nakli ile bu kontrolü pekiştirmektir.

Kronik myeloid löseminin tedavisinde ise salt hedefe yönelik (akıllı) ilaçlar kullanılır ki, bunların hem etkinliği yüksektir hem de yan etkileri azdır. Kronik lenfositik lösemi, bir çok değişik ilaç kombinasyonuyla tedavi edilebilmekte, bazı durumlarda da tedavi hemen başlanmayıp “bekle ve gör” stratejisi uygulanmaktadır.

Neyse ki, çoğu lösemiler akut lösemi değil, çoğu zaman hayati tehlike arz etmeyen kronik lösemilerdir. Lösemi tanısı alan yakınınız varsa veya size lösemi teşhisi konduysa sizi muayne etmekten ve raporlarınızı değerlendirmekten onur duyarım.

Sevgiler…

UYARI: Bu makale, bir doktor tarafından yazılmış ve profesyonelce incelenmiştir. Sağlık ve tıp alanında genel bilgilendirme amacı taşır ancak kişisel tıbbi önerilerin yerine geçmez. Özel sağlık durumlarınızı değerlendirmek ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi almak için lütfen bir sağlık kuruluşuna başvurun. Profesyonel sağlık ekibimizi incelemek ve editöryal sürecimiz hakkında bilgi sahibi olmak için tıklayınız.

Photo of author

Prof. Dr. Soley Bayraktar

Diploma - Sertifika - Özgeçmiş

2016 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim hayatımı tamamladım. İlk görev yerim olan Erzurum'un Narman ilçesinde Narman İlçe Devlet Hastanesi'ne atandığımda zorlu günler benim için başladı. Acil serviste doktor olarak çalışmak, canlara dokunmak güzeldi ancak kendimi tekrarlamaya başladığım hissi beni rahatsız ediyordu. Başarılı işler yapmanın ötesinde daha fazla kişiye ulaşmak ve kitlelere seslenmek gerektiğini düşünmüştüm hep. İşte tam da bu düşünceli zamanlarda atıldı temelleri Doktordan Haberler'in. Ben farklı farklı devlet hastanelerinde, sağlık kurumlarında gezerken bloğum dediğim bu siteden her geçen gün daha fazla kişiye hitap etmeye başladım. 2024'e girdiğimiz bu günlerde artık her gün binlere ve onbinlere ulaşmanın mutluluğu içerisindeyim. Bıkmadan usanmadan ziyaretçilerimin sorduğu sorulara doktor kimliğimle cevap vermeye devam edeceğim. Yüzbinlere, milyonlara ulaşmak dileğiyle :)

Sitemize yorum yazarak Yorum Politikası kurallarını kabul etmiş sayılırsınız. Yorumlarınızda asla tıbbi tavsiye vermeyin. Gerçek bir sağlık profesyoneli olsanız bile hastayı muayene etmeksizin vereceğiniz bilgilerin hastaya zarar verebileceğini unutmayın.

Yorum yapın