Kadın Ruh Sağlığı

2
187

Kadın Ruh Sağlığı ‘na Genel Bakış

Ruh hastalıkları uzun süre cinsiyetten bağımsız olarak ele alınmış ve tedavi edilmiş. (Eichler & Parron, 1986)

Kadınlara has olan fizyolojik ve sosyal özellikler psikiyatrik çalışmalarda göz ardı edilmiş. 1980li yıllardan itibaren kadınların biyolojisi, cinsiyet hormonlarının etkileri, sosyal yaşamları ve emosyonel stresle olan ilişkileri daha iyi anlaşıldığından kadın ruh sağlığı konusunda araştırmalar yoğunlaşmıştır. (Rhodes & Goering, 1986)

Kadın ruh sağlığını, erkeklerden ayrı olarak incelememizin sosyal, biyolojik ve epidemiyolojik sebepleri vardır. Biyolojik olarak denir ki; Kadınların ve erkeklerin beyni ve hormonal sistemleri yapısal ve fonksiyonel olarak farklılık gösterir.

Kadın beyninin gelişim ve organizasyonu erkeklerden farklı bulunmuştur. Şizofreni gibi bazı ciddi psikiyatrik hastalıkların kadınlarda daha geç ortaya çıkabilmesi ve atipik seyredebilmesini araştırmacılar bununla ilişkilendirmişler. (Castle, 2000a)

Sosyal argüman ise; kadın ruh sağlığına daha geniş bir çerçeveden bakmayı, fakirlik, iş hayatındaki eşitsizlikler, sosyal beklentileri kapsar. Epidemiyolojik olarak incelediğimizde ise hastalıkların ayrı ayrı prevalans değerleri cinsiyet bakımından farklılık gösteriyor.

Kadın Ruh Sağlığı’nda Stresin Rolü

Kadın Ruh Sağlığı Görselleri
                                                             Kadın Ruh Sağlığı Görselleri

Kadınlar stresi erkeklerden daha farklı şekilde yaşarlar ve başa çıkmaya çalışırlar. Erkekler stresle daha aktif olarak başa çıkarlar. Spor yapmak gibi. Kadınlar ise uzun uzun düşünüp tüm ilgilerini kendilerinde odaklamaya meyillidirler. (Nolen- Hoeksama, 1987) (ruminate, focus attention on themselves)

Ruh Sağlığı Kadınlarda Daha Çok mu Bozulur ?

Bu konuda yapılan en büyük iki araştırma göstermiş ki toplam olarak kadın ve erkekler arasında fark yok. Ancak hastalıklar ayrı ayrı incelendiğinde çeşitli istatistik yönünden ve hastalıkların karakteri ve seyri açısından farklılıklar saptanmış. (ECA 1991 Robins&Reiger ,NCS 1994 Kessler et al. )

  1. Bipolar bozukluklar e=k (Walsh,1998)
  2. Anksiyete ve panik bozukluklar k>e (Kessler,1994)
  3. Şizofreni e≈k (Castle, 2000b)
  4. Yeme bozuklukları k>e (Bulik, 1998)
  5. Alkol ve Madde kullanımı e>k (Kessler, 1994)

Gebelikten Öncesi ve Sonrasında Kadın Ruh Sağlığı

Gebelik bir risk faktörüdür.Annelik daha büyük bir risk faktörüdür.Gebelerde ve postpartum depresif belirtiler.%27-36 sıklığında bildirilmektedir.

Gebeliğin ilk 3 ayı depresyon bulguları, gebeliğin kendi bulguları ile karışabilir; “yorgunluk, çok uyuma, iştah değişiklikleri, mide bulantısı” ikisine de eşlik eder.

“elem-keder, isteksizlik, keyifsizlik” gibi duygusal yakınmalar depresyona işaret edebilir.

Hamileliğin ilk 3 ayında depresyonun belirgin özellikleri şiddetli hüzün yada boşluk duygusunun yanı sıra aşırı yorgunluk, enerji azlığı ve uyku düzensizliği gibi fiziksel belirtilerdir. Hamileliğin sonuna doğru bebeğin bakımı ile ilgili kaygılar ön plana geçmeye başlar.

Gebelik Sonrası :

  • Postpartum blues
  • Postpartum depresyon
  • Postpartum psikoz

Postpartum Blues Nedir ?

Semptomlar, doğumdan sonraki ilk on gün içinde oluşur ve kaybolur. İlk 3-5 günde pik yapar. Semptomlar saatler ve günler sürer. “ağlama, depressif duygu durumu, labilite, uyku bozuklukları, anksiyete, irritabilite, konfüzyon ve kognitif bozukluklar” İnsidansı % 15-84 arasındadır. (çalışmalardaki çelişkiler ve toplum farklılıkları)

Anneler Nasıl Anlatır ?

“Yemekte ve uyumakta güçlük çekiyorum. Yanlız ve mutsuz hissediyorum, işlerimi yapacak motivasyonu ve enerjiyi bulamıyorum. Hatta bazen bebeğimi kucaklamak veya tutmak bile istemiyorum. Bunun en mutlu zamanlarım olması gerekmiyor muydu? Neden herşey bu kadar kötü hissettiriyor?”

Gebelikte Ruh Sağlığı
                                                             Gebelikte Ruh Sağlığı
“Bebek doğmadan aylar önce bebek odasını dekore ederken çok mutluydum. Ama doğurduktan sonra herşey bir rüya gibi gelmedi. Değil gülmeye, ağlamaya bile enerjim yoktu. Bebeğimi bazen kucaklamak bile istemiyorum. Hiç böyle olabileceğini düşünmemiştim ve hissettiklerimden dolayı çok utanıyorum. Keşke gülüp mutlu olabilsem. Üzüntüm ne zaman gidecek?”
Health Resources and Services Administration Maternal and Child Health (HRSA) Alıntı

Ne Söylemeliyiz ?

Bütün anneler bunu yaşayabilir. Sen garip,farklı değilsin. Yalnız değilsin. Yardım alabilirsin.

Postpartum Depresyon: Tedavi

İlaçla tedavi seçeneğinden çoğunlukla kaçınılmaktadır. Hamilelik dönemindeki depresyon tedavisinin nasıl planlanacağı ile ilgili en önemli belirleyici hastalığın şiddetidir. Hafif şiddette belirtilerin varlığında psikoterapi ve egzersiz yeterli olabilirken ağır depresif nöbetlerde ilaç tedavisi gereklidir. İntihar riski, psikotik bulgular varsa, beslenmeyi ciddi şekilde etkileyecek derecede şikayetler mevcutsa EKT de uygulanabilir.

Postpartum Psikoz : Tedavi

Doğum sonrası psikozu seyrek görülmesine karşın tedavi edilmediğinde anne ve bebeğin güvenliği açısından yaşamsal riskler oluşturabildiğinden önemli bir hastalıktır. Kadınlarda daha önceden hastalık öyküsü yoksa gebelik sırasında psikoz gelişme riskini belirleme güçtür. Ancak doğum sonrası psikoz öyküsü olanlar, gebelikte depresyonu takiben risk artmaktadır.

Bipolar Bozukluk Nedir? adlı yazımı okumak için tıklayınız.


Yazı hakkında konuşmak için yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.Cevap vermekten mutluluk duyacağım.

2 Yorum

Haydi Hemen Bir YORUM Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here