APTT

0
12

İnsan vücudunda farklı nedenlerden dolayı bir kanama meydana geldiğinde hafiften baskı yapılır ve üzerine klasik bir yara bandı yapıştırılarak kanama durdurulur. Dışarıdan çok basit bir durum gibi gözüken bu olayın bir de görünmeyen tarafı vardır ve vücudun içinde bir takım işlemler yapılarak kanama durdurulmaktadır.

Kanamanın durdurulması için vücudun kan pıhtısı oluşturması gerekmektedir. Üstelik bunun belli bir süre içerisinde oluşturulması ve yaranın böylece zamanında kapatılması sağlanmalıdır. Aktive parsiyel tromboplastin zamanı ya da kısa adıyla APTT, insanların kan pıhtılarını uygun bir şekilde oluşturma yeteneğinin tespit edilmesini sağlar. İnsanlardan alınan kana, bir takım maddeler eklenerek pıhtılaşmanın ne kadar sürede gerçekleştiğinin tespit edildiği bir testtir. Ayrıca pıhtılaşmanın oluşmasını sağlayan temel faktörler olan proteinlerin durumu da değerlendirilir.

aptt nedir
APTT testi ile ilişkili görsel.

İnsan vücudu dışarıdan alınan kesici darbeler sonrasında dokuları ya da damarlarda yaralanma meydana gelir ve bu da kanamaya sebep olur. Kanama başladığı anda trombositler devreye girmeye başlar ve yaralanma bölgesine yapışarak burada bir kümelenme oluştururlar. Bu aşamada pıhtılaşma kaskadı denilen bir süreç de başlar ve buna bağlı olarak koagülasyon faktörleri aktif hale getirilir. Bir takım reaksiyonlar meydana gelir ve bir iplik şeklinde olan fibrin denilen madde üretilir. Bu iplikler yaralanma bölgesine çapraz bir şekilde bağlanır ve böylece yaranın kapatılma sürecinde önemli bir adım atılmış olur. Daha sonra yara kapatılır ve kan akışı kesilerek vücudun daha fazla kan kaybetmesinin önüne geçilmiş olur.

Burada anlatılan süreç geneldir. Normalde biraz daha karmaşık olan bu sürecinde sağlıklı ve zamanında gerçekleşmesi için gerekli olan faktörlerin vücutta tam olması çok önemlidir. Pıhtının sorunsuz olması, kanamanın durması anlamına gelirken pıhtılaşmaya katkı veren faktörlerden bir ya da birkaçında eksiklik olması, pıhtının istenilen kalite olmasını engelleyecek ve bu da kanamanın durmamasına, devam etmesine neden olacaktır.

APTT testi, en basit ifade ile pıhtılaşma süresinin tespitini sağlar. Eğer bu testten çıkan sonuç, normal kabul edilen seviyeden daha yüksekse pıhtılaşmaya etki eden faktörlerden bir ya da daha fazlasında bir takım fonksiyon bozuklukları söz konusu olabilir. Bunun dışında vücudun üretmiş olduğu bazı antikorlar da bu sürenin uzamasına neden olabilir.

Yapılan APTT testinde elde edilecek sürenin uzamasına insan vücudu tarafından üretilen antofosfolipid antikoru olarak da bilinen otoantikor da neden olabilir. Çünkü bu antikor, testin yapılmasında kullanılan fosfolipidleri direkt olarak hedef alır ve bunan bağlı olarak da test sonucu uzar. Bu durum aslında vücuttaki aşırı pıhtılaşma durumu ile ilgilidir. İnsanların ürettikleri bu antikor, pıhtı oluşumunu çok daha kolay hale getirir ve bu da insan sağlığı için çok büyük bir risktir. Bundan dolayı APTT testi, aşırı pıhtılaşma sendromunun tespiti için de kullanılabilir.

Pıhtılaşma süresindeki sorun araştırılırken APTT testi ile birlikte PT testi de yapılır. Doktorlar genellikle bu iki testi birlikte değerlendirir. Yapılan bu testlerin laboratuvar ortamlarında bir takım reaksiyonlar sonucunda verileri elde ettiğini belirten uzmanlar, aslında vücutta tam olarak neler olduğunu bu testlerin yansıtmadığı açıklıyorlar. Fakat buna karşın elde edilen sonuçların, vücutta bulunan faktörlerin değerlendirilmesinde son derece etkili olduğu da bilinen bir başka gerçektir.

APTT Testi Neden Yapılır?

Bu testin kullanım amacı açıklanamayan kanama ve pıhtılaşma sürecini araştırmaktır. Bundan dolayı da genellikle PT testi ile birlikte yapılır. Hemostaz sürecinde vücuttaki farklı proteinlerin rol aldığı bilinmektedir. Bu proteinlerin görevlerini tam olarak yerine getirmeleri, pıhtılaşmanın sorunsuz bir şekilde olmasını sağlar.

APTT testi, pıhtılaşmayı etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi için yapılır. Bu faktörler içerisinde protrombin, fibrinojen ve kininogen de vardır. Tıbbi olarak ifade edilecek olursa değerlendirilen faktörler XII, XI, IX, VIII, X, V, II, I, PK ve HK şeklindedir. PT testinde ise VII, X, V, II ve I faktörleri değerlendirilir. Böylece iki test aynı anda yapılarak çok daha önemli verilere ulaşılır. Burada bilinmesi gereken önemli bir husus vardır. APTT ve PT testleri tanısal testler değildir. Yani bu testlerden elde edilecek olan sonuçlara göre tanı konulması söz konusu olmayıp bu testler sadece farklı testlerin gerekip gerekmediğini göstermektedir.

APTT testinin amaçlarından bazıları şu şekildedir:

  • Koagülasyon faktörü eksikliğini tanımlama
  • Lupus antikoagülan gibi nonspesifik otoantikorları saptama
  • Standart (fraksiyone olmayan, UF) heparin antikoagülan tedaviyi izleme

Yapılan testle birlikte bazen daha farklı testlerin istenmesi de söz konusu olabilmektedir. Bu testler sayesinde çok daha önemli ve doğru bilgilere ulaşılması söz konusudur. Bu testler ise şu şekildedir:

  • Trombosit Sayısı Testi
  • Trombin Zaman Testi
  • Fibrinojen Testi
  • Koagülasyon Faktörü Testleri
  • Russel Viper Venom Testi
  • Von Willebrand Faktörü Testi

APTT Testi Ne Zaman Yapılır?

Bu test, pıhtılaşma sürecine dair önemli veriler verdiği için, bu noktadaki sorunların görülmesi durumunda başvurulmaktadır. Bu durumlardan bazıları şu şekildedir:

  • Damarda kan pıhtılaşması
  • Açıklanamayan ve kolay durmayan kanamalar
  • Kan inceltici ilaç alan kişilerin kontrolü ve ilaçların dozunun ayarlanması
  • K Vitaminin düşük olduğunu durumlarda
  • Ameliyat öncesinde
  • Karaciğer yetmezliği ve hastalıklarının araştırılması
  • Sık diş eti kanamaları
  • Adet dönemlerinde aşırı kanama
  • Eklem bölgelerinde şişme ve ağrı
  • Dışkı ve idrarda kan görülmesi

APTT Testi Hazırlığı

Bu teste hazırlanmak için doktorla ön görüşme yapılması gerekiyor. Bu görüşmeden kullanılan ilaçların ayrıntılı olarak söylenmesi gerekmektedir. Kan inceltici ilaçlar ve aspirinler, pıhtılaşma sürecini etkilediği için doktor, testten önce bu ilaçların kesilmesini isteyecektir. Ayrıca test yaptıran kişi, eğer uyuşturucu ve benzer madde kullanıyorsa bunu da doktora söylemelidir. Çünkü bu maddeler de kanı etkiler.

APTT Testi Nasıl Yapılır?

APTT testi, koldan alınan kan ile yapılmaktadır. Kan alınacak olan bölge alkol çubuğu ya da antiseptik bir bez kullanılarak temizlenir. Böylece enfeksiyon riskine karşı tedbir alınmış olur. Daha sonra ise bir iğne yardımı ile çekilen kan, tüpe aktarılır ve böylece işlem tamamlanmış olur. Ayrıca damarların daha rahat bulunabilmesi ve kanın tüpü hızlı doldurması için kolun üstüne lastik kayış takılır.

APTT Testi Riskleri Nelerdir?

Kan alma işleminin riskleri arasında ilk sırada enfeksiyon gelmektedir. Bunun haricinde ise aşırı kanama, morarma ve kanın cilt altında toplanması da görülebilir. Bazı kişilerde ise baş dönmesi ve kanı görünce bayılma durumları ortaya çıkabilmektedir. Bu tür durumlar görüldüğünde sağlık görevlilerinden yardım istenmelidir.

APTT Değerleri Kaç Olmalıdır?

Sağlıklı insanlarda APTT değerlerinin 25 ila 40 saniye arasında olması gerekmektedir. Laboratuvar ortamlarına bağlı olarak bu sürelerde bir miktar değişme söz konusu olabilir.

APTT Testi Sonuçları

APTT sonuçları saniye cinsinden değerlendirilmektedir. Laboratuvarlar tarafından referans alınan sürelere göre değerlendirmeler yapılır ve sonuçlar buna göre ortaya çıkar. Pıhtılaşma süresini etkileyen faktörlerin hafif ve orta dereceli düşüşleri, bazen bu süreyi etkilemez. Etkinin görülmesi için söz konusu faktörlerin normal seviyelerinin %40’ının altında seyretmeleri gerekebilir. Bunun haricinde lupus antikoagülan durumu mevcut ise bu da APTT süresinin uzamasını engelleyecektir. Bundan dolayı lupus antikoagülan şüphesi varsa LA-PTT testi ya da Russel Viper Venom testinin yapılması gerekebilir.

APTT sonuçları incelendiğinde, sürenin olması gerekenden daha uzun olduğu görülürse, bunun pıhtılaşmayı etkileyen bir faktörün işlevinin yerine getirmemesinden ya da eksikliğinden kaynaklandığı anlamı çıkmaktadır. Bunun haricinde spesifik olarak bir antikor tarafından da bu süreç engellenebilir.

APTT Yüksekliği

Normal seviyenin daha üstündeki test sonuçları APTT yüksekliği olarak kabul edilir. Bunun farklı nedenleri olabilir. Bu nedenler şunlardır:

  • Von Willebrand hastalığı
  • Hemofili A ve B
  • XI ve XII faktörlerinin eksikliği
  • K vitamini eksikliği
  • Karaciğer hastalıkları
  • Lösemi
  • Lupus
  • Heparin ve Varfarin gibi kan inceltici ilaçlar
  • Beslenme yetersizliği
  • Aşırı kan kaybı

APTT Düşüklüğü

Normal seviyeden daha kısa sürede kanın pıhtılaştığı durumlar, APTT düşüklüğü olarak ifade edilir. Bunun sebepleri ise şunlardır:

  • Yumurtalık, kolun ve pankreas kanserinin karaciğeri de etkilediği durumlar
  • Ani kanamalarının hemen sonrası
  • DIC (Damar içi pıhtılaşma) evrelerinin bazıları

Buradaki sonuçlara göre bir değerlendirme yapılarak uygun bir tedavi belirlenmelidir.

Bu tür rahatsızlıkları olanların hematoloji uzmanına mutlaka görünmesi gerekir.

Merak ettiklerinizi ve eklemek istediklerinizi konu altındaki yorum bölümüne yazabilirsiniz. Cevap vermekten mutluluk duyacağım.

Anonim Yazar, misafir kullanıcılar tarafından sitemiz için hazırlanan makalelerin yayınlandığı kullanıcı hesabıdır. Konu ile ilgili aklınıza takılanlar ve merak edilenleri yorum bölümüne yazarak Doktordan Haberler ekibinin cevaplamasını bekleyebilirsiniz.

Haydi Hemen Bir YORUM Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here